Çökme kırığı, omurgayı oluşturan kemik yapılardan özellikle omurga gövdesinin yük taşıma kapasitesini kaybederek kısmen çökmesi ile oluşan bir kırık türüdür. En sık nedenlerden biri kemik yoğunluğunun azalması, yani osteoporozdur. Bununla birlikte düşme veya trafik kazası gibi travmaların yanı sıra bazı tümöral hastalıklarda da çökme kırığı görülebilir. Bu nedenle her çökme kırığının nedeni ayrıca değerlendirilmelidir.
Belirtileri nelerdir?
Çökme kırığı özellikle yeni oluştuğunda ani başlayan sırt veya bel ağrısına neden olabilir. Ağrı hareket etmekle, öksürmekle veya yatıp kalkmakla artabilir. Bazı hastalarda ise kırık herhangi bir belirtiye yol açmadan görüntüleme sırasında tesadüfen saptanabilir. Omurganın çökme derecesine ve kırığın özelliklerine bağlı olarak zaman içinde kamburlukta artış da görülebilir.
Nasıl tedavi edilir?
Tedavi, kırığın nedenine ve özelliklerine göre planlanır. Stabil olan ve nörolojik bulguya yol açmayan birçok kırıkta ilk yaklaşım ağrı kontrolü, hastanın mümkün olduğunca erken ve kontrollü şekilde hareketlendirilmesi, gerektiğinde korse ve rehabilitasyon gibi cerrahi dışı tedaviler olabilir. Ağrı birçok hastada haftalar içinde azalabilir.
Ağrının devam ettiği veya günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediği, görüntüleme bulgularının uygun olduğu seçilmiş hastalarda vertebroplasti veya kifoplasti gibi omurga güçlendirme işlemleri gündeme gelebilir. Bu yöntemlerde kırık omurga gövdesine özel kemik çimentosu verilerek omurganın desteklenmesi amaçlanır. Ancak bu işlemler her çökme kırığında gerekli değildir ve hasta bazında değerlendirilmelidir.
Kırığın omurga stabilitesini bozduğu, belirgin şekil bozukluğuna veya omurilik/sinir basısına yol açtığı ya da nörolojik bulguların eşlik ettiği bazı durumlarda ise cerrahi stabilizasyon ve sinir yapılarını rahatlatmaya yönelik ameliyatlar gerekebilir.
Osteoporoza bağlı bir çökme kırığı saptandığında tedavinin yalnızca kırığa yönelik olması yeterli değildir. Kemik sağlığının değerlendirilmesi ve yeni kırıkların önlenmesine yönelik osteoporoz tedavisinin planlanması da tedavinin önemli bir parçasıdır.