Beyin görüntülemelerinde saptanan her lezyon tümör değildir. Ancak görüntüleme bulguları bir tümörü veya başka bir hastalığı düşündürdüğünde, kesin tanının konulabilmesi için bazı hastalarda biyopsi ile dokudan örnek alınması gerekebilir.
Beyin biyopsisinin amacı, lezyondan küçük bir doku örneği alarak bunun ne olduğunun patolojik olarak belirlenmesidir. Günümüzde alınan doku yalnızca mikroskop altında değil, gerekli durumlarda moleküler ve genetik özellikleri açısından da incelenebilir. Bu bilgiler, tanının kesinleştirilmesine ve tedavinin planlanmasına yardımcı olabilir.
Beyin biyopsisi nasıl yapılır?
Biyopsinin hangi yöntemle yapılacağı; lezyonun yeri, büyüklüğü, çevresindeki damar ve sinir yapılarla ilişkisi ve hastanın genel durumu değerlendirilerek belirlenir.
Özellikle derin yerleşimli veya doğrudan çıkarılması riskli olan lezyonlarda stereotaktik biyopsi sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde MR veya BT görüntüleri kullanılarak lezyonun beyindeki konumu üç boyutlu olarak belirlenir ve biyopsi iğnesi hedeflenen bölgeye kontrollü şekilde ilerletilir.
Günümüzde stereotaktik biyopsiler çerçeve (frame) kullanılarak veya çerçevesiz nöronavigasyon sistemleriyle yapılabilir. Nöronavigasyon eşliğinde iğnenin giriş noktası ve izleyeceği yol ameliyat öncesi görüntüler üzerinden planlanabilir. Böylece hedefe mümkün olduğunca hassas bir şekilde ulaşılması amaçlanır.
Her lezyon için iğne biyopsisi uygun olmayabilir. Bazı durumlarda lezyondan daha fazla doku alınması veya lezyonın özelliklerinin doğrudan görülmesi gerektiğinde açık biyopsi yapılabilir. Açık biyopside kafatasında daha geniş bir cerrahi açıklık oluşturularak lezyona ulaşılır ve doğrudan doku örneği alınır. Hangi yöntemin tercih edileceği, lezyonun özellikleri ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir.
Alınan doku nöropatoloji tarafından incelenir. Özellikle beyin tümörlerinde günümüzde yalnızca tümörün mikroskopik görünümü değil, moleküler özellikleri de tanının önemli bir parçasıdır. Bu nedenle yeterli ve uygun nitelikte doku örneği alınması, doğru tanı ve tedavi planlaması açısından önem taşır.
Kısacası; beyin biyopsisi, şüpheli bir lezyondan tanı amacıyla doku örneği alınmasıdır. Uygun hastalarda stereotaktik veya nöronavigasyon eşliğinde iğne biyopsisi daha küçük bir cerrahi girişimle doku elde edilmesini sağlayabilir. Bazı hastalarda ise açık biyopsi tercih edilebilir.
Hangi yöntemin kullanılacağı, lezyonun özellikleri ve hastaya özgü riskler değerlendirilerek belirlenir.